Not: Bu yazıda bulunan fikirlerin 1 Mayıs 2015 tarihi sonrasında yapılması ceza alınmasına sebep olabilir.

Sonunda tüketicileri canından bezdiren spam SMS ve maillerin gönderimine dair bir düzenleme geldi ve 1 Mayıs 2015 tarihi itibari ile de yürürlüğe girecek. Dolayısı ile 1 Mayıs 2015 sonrası reklam SMS ve maillerinde büyük bir düşüş olmasını bekliyorum.

Öncelikle kabul etmeliyim ki e-ticaretin içinde olan biri olarak ben bile bazen SMS ve mail bildirimlerinden sıkılıyorum. Öyle ki ismini dahi ilk defa duyduğum firmalardan hemen hemen her gün onlarca SMS gelmesi hem rahatsız edici hem de dikkat dağıtıcı olmaya başlamıştı. Yakın zamanda yürürlüğe girecek yasal düzenleme ile bu izinsiz gönderimlerin önüne geçilecek ve bizler de biraz olsun nefes alacağız desem abartmış olmam sanırım.

Bu yasal düzenlemenin oldukça doğru bir hamle olduğu aşikar, ancak işin bir de diğer yönü var. Bu spamların oluşmasına sebep olan e-ticaret sitesi sahipleri, yöneticileri ya da pazarlama departmanı, yani bizler. Mevcut müşterilerimize nasıl ulaşacağız? Kampanyalarımızı nasıl duyuracağız? Bu konudaki fikirlerim yazının devamında.

Önemli Not: Bu yazıdaki tüm öneriler şahsıma ait birer fikirdir ve kanunen bir geçerliliği olmayabilir. Dolayısı ile üretmiş olduğum fikirlerden dolayı maddi ya da manevi bir zarara uğramanız halinde sorumluluk kabul etmediğimi yazıya devam etmeden lütfen aklınızdan çıkarmayınız.

Esasen mevcut düzenlemeyi incelediğimizde “SMS ve mail gönderimi tamamen yasaktır” diye bir ibare olmadığını görebiliriz, ancak izinsiz olarak olarak yapılan gönderimlerin cezai bir yaptırımı da olacak elbette. Peki müşterilerinizden nasıl izin almalısınız ve aksi bir durumda nasıl hakkınızı savunursunuz?

Öncelikle mevcut müşterilerinizin, iletişim için gerekli bilgilerini kendi istekleri doğrultusunda e-ticaret firmaları ile paylaştığı bir gerçek. Dolayısı ile elinizdeki üyelerin tamamına en azından 1 defa daha gönderim hakkınız mevcut diye düşünebilirsiniz. Bunun doğru değerlendirilip, nokta atışı yapılması halinde herhangi bir sorun oluşacağını sanmıyorum. Daha net bir şekilde ifade etmem gerekirse, şikayete gerek kalmayacak şekilde bir gönderim planlanması, örneğin çoraplarla ilgilenen kişilere çoraplarla ilgili gönderimlerin yapılmasını sağlamanız yeterli. Zaten çoraplarla ilgilenen kişilere hesap makinesi reklamı göndermek pazarlama mantığına da aykırı.

Doğru kişilere doğru gönderimlerin sağlanması şikayetlerin önüne geçilmesini büyük ölçüde sağlayacaktır.

Öte yandan mevcut müşterilerinize yaptığınız gönderimlerde, müşteriniz size ulaşıp tekrar bildirim istemediğini belirtmesi halinde, 3 iş günü içerisinde bu müşterinize tüm reklam gönderimlerinin kesilmesi ve bir daha bu kişiye tanıtım amaçlı mail ya da SMS gönderilmemesi gerekli.

İptal işlemleri mail gönderimlerinde oldukça kolayken (ufak bir düzenleme ile gönderim istemeyen müşteriyi listelerinizden çıkarmanız mümkün) SMS konusunda bu kadar basit değil ne yazık ki. Kimi firmalar müşterilerine “Bu Mesaja Evet Yazın, Listemizde Kalın” temalı SMS’ler gönderirken ben herhangi bir SMS gönderilmemesi taraftarıyım. (Sebebini yazının devamında görebilirsiniz.) Yine de riske girmek istemeyen firmalar için onay SMS’i istemelerini tavsiye ederim ancak bu SMS’lerde de müşterilerinizi elde tutmak için ek promosyon ve indirimler sunmanızda fayda var.

Tarafınıza ulaşan ve gönderim iptali talebinde bulunan müşteri bildirimlerini avantaja çevirmek bence mümkün. SMS kampanyalarınızdan haberdar olmak istemediğini belirten müşterilerinizin size ulaşması gerekeceğinden bu müşterilerinizi hediye ve promosyonlarla, firmanızla iletişimde kalmaları için ikna etmeyi deneyebilirsiniz. Bu da yüzyüze olmasa da en yakın şekilde iletişim kurmanıza, diğer şikayet ve önerileri de dinlemenize olanak tanıyacaktır.

Öte yandan müşteriniz olsun ya da olmasın, yeni insanların mail listelerinize katılmalarını teşvik etmeniz için de ufak hediyeler vermenizi ayrıca tavsiye ederim.

Ufak Hatırlatmalar:

  • Artık tarafınızdan gelecek gönderimleri istemeyen müşterilerinize 2. kez bildirim gitmemesi için gerekli özeni göstermenizi, aksi takdirde şikayet başına maddi ceza gelebileceğini,
  • Şikayetin tekrar halinde mevcut cezanın 10 katına kadar maddi ceza gelebileceğini,
  • İzin aldığınız müşterilere sadece izin alınan konuyla ilgili gönderimlerde bulunabileceğinizi,
  • Alınan izinlerin ileride yaşanabilecek sorunların önüne geçilebilmesi için arşivlenmesi gerektiğini,
  • Sipariş durum bildirimleri için onay alınmasına gerek olmadığını bilmenizde fayda var.

Önemli Not: Bu yazıdaki tüm öneriler şahsıma ait birer fikirdir ve kanunen bir geçerliliği olmayabilir. Dolayısı ile üretmiş olduğum fikirlerden dolayı maddi ya da manevi bir zarara uğramanız halinde sorumluluk kabul etmediğimi tekrar hatırlatmakta fayda var.

Bol kazançlar dilerim.

4 yorum. Yeni Yorum

bu yasayı anlamıyorum. bu yasayı dolandırıcılar, kredi kartı mesajı vs atanlar için gelen şikeyetler için çıkarttılar ama benim gibi vergisini veren ve işletmesinin reklamını yapan kişiler kesinlikle mağdur olmuş durumda. reklam yapmak için önceden izin almak kadar saçma bir şey olamaz. evime aldığım televizyonda da reklam görmeyeyim o zaman, sokağımdaki bilboart da da reklam görmeyeyim. para verip aldığım gazete te reklam görmeyeyim çünkü benden izin almadılar. böyle bir saçmalık olamaz. müşteri nasıl bulacağız google adwords a ayda 5.000 tl mi verelim. ayda o kadar kazanmıyoruz ki? tıklama başına maliyetler almış başını gitmiş 3,4, tl maliyetli olmuş. facebook a reklam veriyoruz ama ondan da geri dönüş hiç yok. e ne yapacağız. yani kurunun yanında yaş da yanıyor. bu durumda

Kendi müşteri portföyünüzü oluşturmalısınız Cem Bey. Bu konuyu mail üzerinden görüştük zaten 🙂

Bu konuda paylaşım yaptığınız için teşekkür ederim . Benim için önemliydi değerlendirmiş oldum .Sağolun. Bursa ‘dan Selamlar … 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir